Websiteleriniz için ücretsiz fotoğraf ve resim siteleri
Websiteleri ile ilgilenen ya da grafikle uğraşan arkadaşlar için ücretsiz ve telif hakkı sorunu çıkarmayacak birkaç foto sitesini yayınlayacağım. iStockphotos, shutterstock gibi profesyonel sitelerde bulunan foto görsellerine yakın çalışmalar içeren bu siteler işinize yarayabilir
1.) StockVault.net
2.) SXC.HU
3.) FreeFoto.com
4.) MorgueFile.com
5.) FreePhotosBank.com
6.) Mayang.com
7.) ImageAfter.com
8.) KaveWall.com
9.) PDPhoto.org
10.) OpenClipArt.org
11.) Rgbstock
bunların dışındaki ücretsiz siteleri eklemek isteyen arkadaşlarımız yorum yazarak ekleyebilirler.
Ddos ve bilişim hukuku üzerine
Geçen gün sunucumun birine okkalı bir şekilde dos atak yedikten sonra bu yazıyı koymanın gerekliliğini hissettim. Zira artık bazı şeyleri ben de hissettireceğim. Bu böyle biline…
Ddos ve bilişim hukuku
TCK Madde 244
1- Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
2.Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erilişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
3-Bu fiilerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum ve kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Yukarıdaki kanun kapsamında DDOS eylemine bilinçli olarak katılan kimseler;
1. 244/1 kapsamında ilgili web sitesinin işleyişini ya da sistemin işleyişini engelleyerek suç işlemiş olur.
2. 244/2 kapsamında web sitesini ya da sistemi erişilmez kılarak suç işlemiş olur.
3. 244/3 kapsamında bu eylemleri kamu kurum ve kuruluşuna yaparak cezası yarı oranında arttırılır.
Bunun dışında siteye girerek F5 tuşuna bastım, anlık olarak duyuruları takip etmek istiyordum diyen insanlar olacaktır. Bu zaten bir Ddos saldırısı olamaz. Bu istekler, ilgili kamu kurum ve kuluşunun internet alt yapısının zayıflığı ile çökmeye neden oluyorsa suç vatandaşta değildir. (Örnek: Üniversite öğrencilerinin öss sonuçlarına bakmak için biranda birçok istek göndermesi ve ilgili web sitesinin bu isteklere cevap veremeyerek çökmesi gibi)
Ama bu istekleri bir program aracılığıyla milyonlarca istek göndererek yapıyorsa yukarıdaki suçları fiilen işlemiş olur.
Kaynak
Paylaşımı için sevgili Hakan Uzuner’e teşekkürler.
Abi neden mesleğinle ilgili makaleler yazmıyorsun?
Evet, gazetecilik, sosyal medya uzmanlığı, SEO, yazılım ve proje yöneticiliği gibi farklı alanlarda kendimi yetiştirdim çok şükür. Gayet büyük bir şirkette de sağlam projelere imza atmaya devam ediyorum. Şüphesiz Rabbimin izni ve inayetiyle oluyor tüm bunlar. Zamanında herkes gibi biz de blog ve çeşitli siteler açtık amme hizmeti sunalım diye : )) Ama gelin görün ki artan iş yoğunluğu, proje üstüne projeler insanda ne yazı yazma şevki bırakıyor ne de zaman.
Geçenlerde çok sevdiğim birkaç arkadaşla beraber yemekteydik. Masadaki herkes bilişim sektöründe olduğu için mevzu ister istemez makale yazmaya, yeni ne tür projeler üretebilirize geldi. Arkadaşlarımın makalelerini takip ederim, alanlarında çok iyiler ve faydalanıyorum bilgilerinden. Yazıları ile ilgili eleştrilerimi yaparken “Abi sen niye makale yazmıyorsun, herkes yazıyor bi sen kaldın” diye laf sokmasıyla artık biraz daha ciddi olup bu işe eğilmem gerektiğini düşündüm. Bu yazımı da değerli arkadaşlarıma ithafen yazıyorum : ))
SEO ve sosyal medyadaki deneyimlerimi websiteoptimizasyonu.com adresinde, proje yöneticiliği, yöneticilik ve kamudan nasıl iş alınır, kamu işleri nasıl yürütülür gibi makaleleri de projeyoneticisi.net adresinden yayınlamaya başlayacağım. Burdan da acizane deneyimlerim, gazetecilik edinimleri vs yazılarla süslemeye çalışacağım.
:p
Tevfik Fikret’in Han’ı Yağma şiirini okudum, efkarlandım
Tevfik Fikret’in Han’ı Yağma (Yağma Sofrası) şiiri günümüze de cuk diye oturuyor.
Bu sofracık, efendiler – ki iltikaama muntazir
Huzurunuzda titriyor – bu milletin hayatidir;
Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazir!
Fakat sakin çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır…
Yiyin efendiler yiyin, bu han-i iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mi kim bilir?
Bu nadi-i niam, bakin kudumunuzla müftehir!
Bu hakkidir gazanızın, evet, o hak da elde bir…
Yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay…
Yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-i ihtiiami var, sürur-i intikaami var.
Bu sofra iltifatınızdan iste ab u tab umar.
Sizin bu bas, beyin, ciğer, bütün su kanlı lokmalar…
Yiyin efendiler yiyin, bu han-i iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini
Vücudunu, hayatini, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-i halini, olanca sevk-i balini.
Hemen yutun düşünmeyin haramini, helalini…
Yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Bu harmanin gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak…
Yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
Önder Aytaç’ın yazısını beğendim…
İMAMIN ORDUSU MU? GENERALLERİN SİNEGOGU-CAMİSİ-KİLİSESİ Mİ?
Bir varsayım yapalım. Pkk bir gazeteci tutsa ve ciddi maddi imkânlar vaat etse ve o gazeteciye beraber çalışması için de beş-on kişilik bir ekip toplayıp, ondan bir kitap yazmasını istese ne dersiniz?
Bu kitap içerik olarak TSK’yi anlatan bir kitap olsa. Kitapta TSK’nin stratejik bilgileri bulunsa ve devlet sırrı kapsamına giren çok önemli bilgiler faş edilse. Önemli birimlerde görev yapan askeri personel, isimleriyle açıklanıp hedef haline getirilse ve aslında PKK’nin legal bir örgüt olduğunu anlatan içeriğe sahip bir kitap olsa ve adı da “GENERALLERİN CAMİSİ” olsa bu kitap olurdu?
Acaba böylesi bir kitap, basımı gerçekleştirilmeden toplatılsa ne olurdu?
1. Kemal Kılıçdaroğlu; “Basılmamış kitaplar imha ediliyor. Aklı olanların aklına gelmeyecek bir şey, ancak şeytanın aklına gelebilecek bir şey” der miydi? Acaba Kılıçdaroğlu, ki kendisine “ Çarkçı Kemal” diyen bu addaki kitabın toplatılması için mahkemeye başvurmuş muydu?
2. Devlet Bahçeli Uşaktan halka seslenirken; “Bu millet seni basılmamış kitabın hesabını sor diye mi iktidara getirdi” diye konuşabilir miydi? Yoksa kendisine kozmik bürodan önerildiği şekliyle, kolay yolu seçerek ‘cemaat’e mi çakardı?
3. Doğan medyası ve NTV içinde odaklanmış az sayıdaki ‘iliştirilmiş gazeteciler’, ‘basılmamış kitaba baskın mı olur?’ diye halkın üzerinde(n), aynen şimdi yaptıkları gibi, psikolojik bir harp uygularlar mıydı?
4. Kendini liberal demokrat diye tarif eden bir kesim insanlar, ‘bu kadarda olmaz yahu’ diyerek yine köşelerinde yazılar yazarlar mıydı? Kanal kanal dolaşıp birilerine şirin gözükmek için, bol keseden atarlar mıydı?
5. Başbakan Erdoğan’ın bile; ‘baskınlar bir yayınevi baskını değil, neler yaptıkları açıklanırsa bunlarda oluyor muymuş diye herkesi şaşkınlıkta bırakacak içerikler var’ dediği halde, bazı AKP’li bakanlar ve milletvekillerince, postala selam çakma adına, uzatılan mikrofonlarda –sözde- demokrasi havarisi kesilirler miydi?